16 11 2015

TARIM

İnsanların temel ihtiyaçları beslenme, giyinme ve barınma ihtiyacıyken  aynı zamanda toplumların gelişmişlik seviyeleri de bu üç başlıkta belirginleşir. Nasıl beslendikleri, ne giydikleri, nasıl evlerde oturdukları... Fakat bu göstergeler yanıltıcıdır günümüz toplumlarının bu başlıklarda ulaştıkları seviye dejenerasyonun boyutlarını gösterebilmekte olup bilinçlenme ile birlikte ulaşmaya çalıştığımıztemel konular bu kapsamlar altındadır. Tarımsal üretim; gıda ihtiyacımızın, hayvancılığında tarıma bağlı olduğunu düşünürsek beslenme başlığı altında yazının hareket noktasını oluşturmaktadır. Günümüzde tarımsal üretim insanların kazanma hırsları ile insan ve çevre sağlığını nasıl hiçe sayabileceklerinin bir örneğidir. Hormonal bozukluklardan kansere kadar pek çok hastalıkta az yada çok payı bulunan bu “bilinçsizliğin” ve “kazanma hırsının” sebep olduğu hastalıklar arasında en belirgin olanlarından biride mavi bebek hastalığıdır. “Mavi bebek hastalığı aynı zamanda çok su içildiğinde alınan aşırı nitrat sonucunda da görülebilir. Fazla su tüketiminde, vücuda alınan fazla nitrat sindirim sonucunda nitrite dönüştürülür. Bu nitrit de hemoglobinle tepkimeye girerek tehlikeli derecede yüksek seviyede methemoglobin oluşmasına sebep olur. Bu oluşan yeni enzim oksijeni kanda hemoglobin kadar iyi taşıyamaz ve bunun sonucunda oksijen alamayan organ, doku, hücreler ve ciltte mavi lekeler oluşur. Yeraltı suyunda nitrat seviyesinin yüksek olduğu kırsal kesimlerde doğan bebeklerde bu hastalığa daha sık rastlanılmaktadır.” (http://www.leyleklergetirdi.com/kotu-aliskanliklar_mavi-bebek-fallot-tetralojisi-hastaligi.bebek?PHPSESSID=d1hm5qd96rlpso0mmsf2u3q5j4)   Tarımsal üretim doğayı kendi yararlarımıza kul... Devamı

15 08 2015

FAİZ-RİBA

32 - O müşriklerden (olmayın ki) onlar, dinlerini ayırıp öbek öbek olmuşlardır. Her grup kendilerindekine güvenmektedir. 33 - Bununla beraber insanlara bir keder dokunduğu zaman her şeyden geçerek Rablerine yalvarır, dua ederler; sonra tarafından bir rahmet tattırıverdiği zaman da bakarsın onlardan bir kısmı tutar, O Rablerine ortak koşarlar. 34 - Bunu da kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için yaparlar. Haydi geçinedurun bakalım, yakında bileceksiniz. 35 - Yoksa biz onlara bir delil indirmişiz de O'na ortak koşmalarını o mu söylüyor? 36 - Bir de biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona güveniyorlar da; ellerinin önceden yaptığı şeyler sebebiyle başlarına bir fenalık gelirse, hemen her ümidi kesiveriyorlar. 37 - Onlar görmediler mi ki, Allah dilediği kimseye rızkı serer ve daraltır. Şüphesiz ki bunda iman edecek bir kavim için ibretler vardır. 38 - O halde akrabaya da hakkını ver, yoksula da, yolcuya da... Bu, Allah'ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır. Kurtuluşa erecek olanlar da işte onlardır. 39 - İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faiz, Allah yanında artmaz. Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekata gelince, işte onlar, malları kat kat artmış olanlardır. 40 - Allah, O'dur ki, sizi yarattı, sonra da size rızık verdi, sonra sizi öldürür, sonra sizi diriltir. Hiç sizin ortak koştuklarınızdan, bunlardan birini yapacak olan var mı? Allah, onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir. 41 - Yaptıklarının bir kısmını tatsınlar diye insanların kendi ellerinin kazandığı şeyler yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Umulur ki onlar hakka dönerler. 42 - De ki, yeryüzünde bir gezin de bakın, bundan öncekilerin sonu nasıl olmuş! Onların pek çoğu müşrik idiler.(Rum Suresi) ... Devamı

28 09 2014

AYRIMCILIK

Ayrımcılık, ötekileştirme tarihin başından beri her zaman var olmuştur. Ayrımcılığın boyutu arttıkça dar görüşlülük de artmaktadır. Ayrımcılık yapan bir kişi sadece kendi görüşünü kabul eder  kendi görüşü dışındakileri  kabul edemez dar görüşlüdür ve temelinde çıkarlara dayanır, bu da ötekileştirme güdüsünü daha da arttırır. Ayrım yapmak farklı birşeydir, kendi çıkarları için  ayrımcılık farklı birşeydir. Kainatta hiçbirşey aynı değildir, önemli olan insanın kendi dışında var olanı görebilmesi, kabul edebilmesi ve tanıyabilmesidir. Bir Müslüman farklı olanı ve bir olanı ayırt edebilmelidir. Böylece dar görüşlülükten, önyargıdan ve çıkarcılıktan kurtulur. Öncelikle temel ayrımımızı yapalım ve anlaşmazlıkarın neyden kaynaklandığını görelim: Doğrusu Allah katında din, İslâm'dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır. Her kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse iyi bilsin ki, Allah hesabı çabuk görendir.(Al-i İmran Suresi-19)   Farklılık Allah'ın yaratışındaki mükemmeliyeti ortaya çıkarmasıdır, bu farklılığı ötekileştirme yanlışlığının;  ona savaş açmanın, onu yok saymanın öncelikle Allah'u Teala ya karşı yapılmış bir yanlış olduğunun görülebilmesi gerekir.  İnsan kendi içerisinde bile çeşitli yaşlarında, yıllarında hatta saatleri değişebilirken sırf kendisinden farklı diye başkalarını ötekileştirmesinin sebeplerini açıklamaya çalışabiliriz. Öncelikle bunun altında çıkarcılık ve rakibini yok etme amacı yer almaktadır. Halbuki rakip insanın kendisini geliştirmesi için en etkili dürt&uu... Devamı

09 06 2013

UZAYLILAR

Uzaylılar konusu günümüzde bir sektör halini almıştır fakat kainatta önemli hiçbir şey bilinemez değildir. Bu bilinemezlik tamamen bizim elimizdeki kaynakları anlamaya gayret göstermememizden kaynaklanmaktadır. Halbuki Allah merak ettiğimiz her şeyin cevabını bize vermiştir. Bu bilinemezliği oluşturan varsayımlara bakarsak: 1.VARSAYIM: Uzaylıların bizden daha zeki; gezegenler, galaksiler arası yolculuklar yapabilen, üstün zekalı canlılar oldukları varsayımıdır. 1.1.VARSAYIM: Bu üstün zekalı canlıların bizim gibi insan olmalarıdır veya bize benzeyen veya insanımsı olarak tabir edilen varlıklar olmalarıdır. Bu durum, bu canlıların bizler gibi tip olarak birbirlerinden ayrılabilmesi anlamına gelir. Bilindiği gibi insanların birbirlerine benzememesi sorumluluk yüklenmesi ile alakalıdır. Hayvanların sorumluluk yüklenmesi söz konusu olmadığı için bir türün tamamı ufak farklılıklar dışında hareket ve tip olarak birbirine benzer. Bu yaklaşım bu açıdan uymaktadır. Fakat koşullar bununla sınırlı değildir. İnsan topraktan yaratılan varlıklar içerisinde en mükemmelidir. Bizim gibi insanların olduğunu varsayarsak, belki en mantıklı yaklaşım bu olur. Bu durumda  uzaylı tasvirlerinin dışına çıkmış oluyoruz. Bu durumda kendimizi onların yerine koyabiliriz, galaksiler arası yolculuk yapabilen bir seviyeye ulaşmış olduğumuzu düşünürsek, insanın kendisinden daha az gelişmiş kıtalara, toplumlara bile neler yaptığını düşünürsek, bizden daha az gelişmiş galaksiler arası yolculuk yapamayan bir gezegene ulaşan insanların oraları nasıl sömüreceğini tahmin edebiliriz. 1.2.VARSAYIM: Bu üstün zekalı canlıların tasvirlerde gördüğümüz kısa boylu iri gözlü tip olarak birbirlerinin görünüm olarak aynısı  olan; UFO, uzaylı dendiği zaman genelde... Devamı

27 01 2013

İSLAM İKTİSADI

  İslam İktisadı aslında çok basit temellere dayanır. Günümüzde karmaşıklaşan ekonomik ve finansal sistem iktisadı geliştirmemiş aksine aslında çok basit olması gerekli olan bu sistemi aksatmıştır. İKTİSADİ SİSTEM NEDEN BASİT OLMALIDIR? İktisadi sistemin basit olması demek, İktisadi ihtiyaçların mevcut kaynaklarla karşılanmasının önüne engellerin konulmaması demektir. Ne ihtiyaçlar ne de kaynaklar sınırsız değildir. İhtiyaç, tüketim ile ilgilidir. Tüketilen veya tüketilecek olan mal ihtiyacın konusudur. Sınırsız miktarda para ve olanaklarımızın olduğunu varsaysak bile tüketemeyeceğimiz bir kısım mutlaka kalacaktır. Genel ve özel durumda bazen ihtiyaçlar kaynakların üzerinde olabileceği gibi bazen de kaynaklar ihtiyaçların üzerinde olur (Kaynaklar:Üretim faktörleri ve faktör gelirleri). Gerçek hayatta sınırsız ihtiyaçlara sahip toplumlar veya bireyler yoktur. Genel durum toplumlarla ilgili özel durum bireyler ve hane halklarıyla ilgilidir. (I)İhtiyaçlar, kaynakların üzerinde olduğu durumda kaynakların artırılarak dengeye getirilmesi gerekmektedir. (II) Kaynakların ihtiyaçların üzerinde olduğu durumlarda kaynaklar, yeni ihtiyaç alanlarına aktarılır. Yani (I). Durumdaki dengesizliğe aktarılarak denge durumuna getirilmeli. Bu sağlandığı takdirde veya sağlanamadığı durumda Dış Pazarlardaki (I).Durumlara aktarılır. Dış Pazarların ikinci plana atılmasının sebebi(İnsani Yardım gerektiren haller hariç) bu durumda elde edilecek faktör gelirlerinin (I).Durumu güçlendirebilecek olması veya kendi sektöründe daha verimli ve etkin olmasını yavaşlatabilecek olmasıdır. Örneğin, Kaynakların Enerji Sektörü Hammaddesi hariç diğer bütün sektörlerde ihtiyaçların üzerinde olduğunu varsayarsak,... Devamı